Sohbet Girişi

Hasan bayar BALAM

Hasan Bayar’ın sesinden hayat bulan “Balam” ilahisi, dinleyen insanın gönlüne dokunan, sevgiyle, aşkla, şükürle ve duayla yoğrulmuş çok özel bir eser. Daha ilk sözlerinden itibaren insanı günlük hayatın telaşından uzaklaştırıp gönül dünyasına doğru güzel bir yolculuğa çıkarıyor. Hasan Bayar’ın yorumuyla eser, yalnızca dinlenen bir ilahi olmaktan çıkıp adeta gönülden gönüle ulaşan bir dua ve muhabbet hâline geliyor.

“Balam ay balam, deryana dalam, kalbini bulam, kendime alam” sözlerinde çok derin bir sevgi ve arayış hissediliyor. İnsan bazen bir gönlü bulmak, bazen de kendi gönlünün içindeki hakikate ulaşmak için uzun yollar kat ediyor. Bu ilahideki aşk da böyle bir arayışın, özlemin ve teslimiyetin ifadesi gibi. Hasan Bayar’ın yorumunda bu sözlerin sıcaklığı ve samimiyeti daha da belirginleşiyor.

“Balım ay balım, haydi bakalım, aşıklar geldi, çayı koyalım” sözleri ise esere bambaşka bir güzellik katıyor. Maneviyatın sadece ağır ve ciddi ifadelerden oluşmadığını, sevginin, dostluğun, muhabbetin ve gönül birlikteliğinin de bu yolculuğun bir parçası olduğunu gösteriyor. Hasan Bayar’ın seslendirdiği bu bölüm, insanın kendisini sanki güzel bir gönül meclisinde hissetmesini sağlıyor.

“Hay yola yola yola, yarenler çıktı yola” sözleriyle başlayan bölümde ise hepimizin hayat yolculuğu akla geliyor. İnsan bu dünyada bir yolcu, hayat ise geçip giden bir yol. Önemli olan bu yolda hangi izleri bıraktığımız, hangi gönüllere dokunduğumuz ve nereye doğru yürüdüğümüz. “Aşk deryası görenler, içerler doya doya” sözleri de gönlünü gerçek aşka açan insanın manevi anlamda nasıl doyuma ulaşabileceğini anlatıyor.
Hasan bayar BALAM – İlahi sözleri

Hasan bayar BALAM – İlahi sözleri

Balam ay balam
Deryana dalam
Kalbini bulam
Kendime alam

Balım ay balım
Haydi bakalım
Aşıklar geldi
Çayı koyalım

Hay yola yola yola
Yarenler çıktı yola
Aşk deryası görenler
İçerler doya doya

Amman amman burada
Aşkın kalbi burada
Nece mahluk havada
Denizde hem karada
Yaratmış hep yaradan
Eller kalkmış duada
Ey alemi yaradan
Kuru bizi beladan
Amin amin amin
Amin amin amin

Amin ya ALLAH ALLAH
Yerden göğe maşallah
Donatmış subhanallah
Ne güzeldir maşallah

Sanata bak sanata
Aleme kainata
İnce ince donatmış
Kula kendin aratan

Balam ay balam
Deryana dalam
Kalbini bulam
Kendime alam

Balım ay balım
Haydi bakalım
Aşıklar geldi
Çayı koyalım

Hay indi indi indi
Kalbin göğü delindi
Gökten inciler indi
Cümle alem sevindi

Sevinir şene şene
Selam olsun sevene
Aşka gelip dönene
Hak yolunda ölene

Yarimin güldür teni
Teni gül ben dikeni
Habibin aşkı ile
Öldürdün beni beni

Bak Güldü Güldü Güldü
İnci dişler göründü
Gülüşe kurban olam
Sanki güneş göründü

Ay bula bula bulam
Seni kendime bulam
Aşk ateşi güzeldir
Yandıkça duçar olam

İlahinin en etkileyici bölümlerinden biri olan “Ey alemi yaradan, kuru bizi beladan” duası ise insanın Yaradan karşısındaki acziyetini ve teslimiyetini çok güzel ifade ediyor. İnsan ne kadar güçlü görünürse görünsün, sonunda sığınacağı en büyük kapının Allah’ın kapısı olduğunu hatırlıyor. Hasan Bayar’ın bu sözleri seslendirirken oluşturduğu atmosfer, dinleyeni de duanın içine çekiyor ve insanın gönlünden kendiliğinden bir “Amin” yükseliyor.

“Amin ya Allah Allah, yerden göğe maşallah, donatmış subhanallah” sözleriyle birlikte yaradılışın güzelliğine ve Allah’ın kudretine duyulan hayranlık öne çıkıyor. Yeryüzünden gökyüzüne, denizlerden karalara kadar bütün kainatta görülen güzelliklerin aynı Yaradan’ın eseri olduğu hatırlatılıyor.

“Sanata bak sanata, aleme kainata” sözleri ise insanın çevresine farklı bir gözle bakmasını sağlıyor. Bazen hayatın yoğunluğu içerisinde önümüzde duran güzellikleri fark etmiyoruz. Bir çiçeğin açışını, gökyüzünün rengini, denizin sesini, bir insanın samimi gülüşünü sıradan kabul ediyoruz. Oysa biraz durup baktığımızda her şeyin ayrı bir sanat, ayrı bir güzellik ve ayrı bir hikmet taşıdığını görebiliyoruz.

Hasan Bayar’ın “Balam” yorumunda bu duyguların tamamı bir araya geliyor. Eserin tekrar eden bölümleri insanın hafızasında kalırken, her dinleyişte farklı bir söz kalbe dokunuyor. Kimi zaman “Amin” bölümü insanı duaya götürüyor, kimi zaman “Aşıklar geldi” sözleri gönülde sıcak bir tebessüm oluşturuyor, kimi zaman da “Aşk ateşi güzeldir” sözleri insanı kendi iç dünyasıyla baş başa bırakıyor.

“Hay indi indi indi, kalbin göğü delindi, gökten inciler indi, cümle alem sevindi” dizeleri ise adeta gönle rahmet ve güzellik yağmasını anlatıyor. Kalbin göğe açılması, insanın manevi anlamda yükselmesi ve gönlünün güzelliklere kapılarını açması gibi çok güzel çağrışımlar oluşturuyor.

“Sevinir şene şene, selam olsun sevene” sözleri ise sevginin insanı güzelleştiren tarafını hatırlatıyor. Gerçek sevgi insanı küçültmez, aksine büyütür. İnsan sevdiği zaman daha merhametli, daha anlayışlı, daha sabırlı olmayı öğrenir. Gönlünde sevgi taşıyan insanın çevresine de güzellik yayması beklenir.

“Yarimin güldür teni, teni gül ben dikeni” bölümünde ise gül ve diken üzerinden aşkın hem güzelliği hem de zorluğu anlatılıyor. Gülün güzelliği kadar dikeni de vardır. Sevginin de bazen özlemi, sabrı ve sınavı olur. Fakat gerçek gönül sevgisi bütün bunlara rağmen devam eder.

“Habibin aşkı ile öldürdün beni beni” sözleri ise ilahinin manevi derinliğini daha da artırıyor. Buradaki aşk, insanı kendi nefsinden uzaklaştıran, kalbini temizleyen ve Yaradan’a yaklaştıran bir aşk olarak hissediliyor. Hasan Bayar’ın yorumuyla bu bölüm özellikle insanın içine işleyen, üzerinde düşündüren bir hâle geliyor.

“Bak güldü güldü güldü, inci dişler göründü, gülüşe kurban olam, sanki güneş göründü” sözleri ise eserin en sıcak ve güzel bölümlerinden biri. Samimi bir gülüşün karanlık bir günü aydınlatan güneş gibi olması ne kadar güzel anlatılmış. Bazen insanın ihtiyacı olan tek şey güzel bir söz, içten bir selam veya samimi bir gülümsemedir.

Son bölümdeki “Ay bula bula bulam, seni kendime bulam” sözleri ise yeniden arayış ve özlem duygusunu ortaya çıkarıyor. İnsan bazen aradığı huzuru uzaklarda ararken aslında kendi gönlünün içinde taşıdığını fark edemiyor. Aşk ateşi ise insanı yakan ama aynı zamanda olgunlaştıran, değiştiren ve güzelleştiren bir ateş olarak karşımıza çıkıyor.

Hasan Bayar’ın “Balam” ilahisi, bütün bu yönleriyle gönülden dinlenen ve gönülde iz bırakan bir eser. Sözlerinde sevgi var, dua var, şükür var, yaradılışa hayranlık var, dostluk var, özlem var ve en önemlisi de Allah’a yönelen bir gönül var. Hasan Bayar’ın yorumuyla bu duygular birleşerek dinleyene huzur veren özel bir atmosfer oluşturuyor.

Böylesine güzel bir eseri seslendiren Hasan Bayar’a gönülden teşekkür etmek, bu güzel ilahinin sözlerini ve taşıdığı manevi duyguyu dinleyen herkesle paylaşmak gerekir. Emeği geçen herkesten Allah razı olsun. Hasan Bayar’ın gönülden yaptığı bu güzel yorumun nice gönüllere ulaşması, nice insanın duasına ve huzuruna vesile olması dileğiyle…

Rabbim Hasan Bayar’a ve bu güzel esere emek veren herkese sağlık, huzur ve güzellikler nasip etsin. Sesine, emeğine ve gönlüne bereket versin. “Balam” ilahisini dinleyen herkesin gönlüne huzur, evine bereket, hayatına güzellik ve dualarına kabul nasip eylesin.

Amin ya Allah Allah…
Amin, amin, amin…

Gönülden gelen bu güzel ilahinin her bir sözünün hayırlara vesile olması, gönülleri yumuşatması ve insanları iyiliğe, sevgiye ve güzel ahlaka yöneltmesi dileğiyle…

Hasan Bayar’ın güzel yorumuyla “Balam”…
Gönülden çıkan, gönüle dokunan bir eser.
Dinledikçe huzur veren, düşündürdükçe anlamı derinleşen bir ilahi.
Allah gönüllerimizi aşktan, sevgiden, merhametten ve güzel duadan ayırmasın.

eFe 24
Cevap bırakın

whatsappWhatsapp: 0850 307 73 57
facebook twitter instagram youtube pinterest linkedin spotify soundcloud